Louis Vuitton, Olimpiyat altın madalyası sahibi Amerikalı sporcu Alysa Liu’nun yeni Marka Elçisi olduğunu duyurdu. Bu iş birliği, Maison’un mükemmeliyete ve cesaret ruhuna dair değerlerini kutlarken; zarafet, güç ve sınırsız yaratıcılığı bir araya getiren ve Louis Vuitton Kadını’nı tanımlayan güçlü bir vizyonu yansıtıyor.
Alysa Liu’nun olağanüstü yeteneği, artistik buz pateni dalında iki altın madalya kazandığı 2026 Kış Olimpiyatları’nda parladı. Teknik ustalığının ötesinde, performansları; atletik hassasiyeti neşeli ve kendine özgü kişisel tarzıyla buluşturan büyüleyici bir enerji yaydı. Özellikle imzası haline gelen çizgili saçları, canlı kişiliğinin sembolü olarak öne çıktı. Liu geçtiğimiz 19 Şubat’ta, henüz 20 yaşındayken kadınlar artistik buz pateninde son 24 yılda Olimpiyat altını kazanan ilk Amerikalı sporcu olarak tarihe geçti. Cesareti, doğuştan gelen özgünlüğü ve özgüveni; yeni neslin cesur yaratıcılığını ve korkusuz ifade biçimini yansıtarak Louis Vuitton Kadını ile güçlü bir bağ kuruyor.
Kadın Koleksiyonları Kreatif Direktörü Nicolas Ghesquière, düşüncelerini “Alysa Liu; özgüvenli, yaratıcı ve tamamen korkusuz oluşuyla modern Louis Vuitton Kadını’nı temsil ediyor. Dinamik enerjisi ve bireyselliği Maison’un ruhuyla güçlü bir şekilde örtüşüyor ve hepimize her biçimiyle cesareti kucaklama ilhamı veriyor” cümleleriyle paylaşıyor.
Alysa Liu ise heyacanını şu sözlerle ifade ediyor: “Louis Vuitton Marka Elçisi olarak bu yeni döneme adım atmak benim için büyük bir onur ve ayrıcalık. Özellikle bir artistik buz patencisinin bu şekilde takdir edilmesi beni ayrıca gururlandırıyor. Bir sporcu olarak sıkı antrenman yapıyor, hızlı kayıyorum; ancak performans sergilerken ne kadar zarif olabileceğimi de göstermek istiyorum. Louis Vuitton Marka Elçisi olarak stilimi, gücümü ve zarafetimi ifade etme fırsatı buluyorum. Lüksün detaylarda gizli olduğuna inanıyorum; tıpkı bir programın koreografisini oluşturmak ya da bir koleksiyon tasarlamak gibi. Hayat, bağ kurmakla ilgili ve Louis Vuitton bana kendimi bu dünyaya ait hissettirdi. Bu kadar sanatsal bir yapının parçası olmak gerçekten güçlendirici bir his.”