Cildi sadece bir yüzey değil bir bütün olarak ele alan Dermatolog Dr. Şeyma Demirci, zamana karşı durmanın aslında bir katman sanatı olduğunu söylüyor.
Estetikte ve yaşlanma karşıtı tedavide en iyi sonuç; ‘Ne yaptırdın?’ diye sorulmayıp sadece ‘Çok iyi görünüyorsun’ dendiğinde alınır. Bu da tek bir işlemle değil, doğru sırayla planlanmış bir kombinasyonla olur. Çünkü yüz tek bir katman değildir: Cilt, yağ dokusu, bağ dokusu ve mimik kasları aynı anda ve aynı hızda yaşlanmaz.
Peki, işe nereden başlamalı? Yaklaşım; yaşı değil, şikayetin başladığı katmanı baz almak olmalı. O yüzden aşağıdaki planı bir yaş tablosu gibi değil; bu yaşlarda en sık hangi ihtiyaç öne çıkar rehberi gibi okuyun.
Bu yaşlarda cilt hala güçlüdür. Kolajen üretimi yüksektir, toparlanma hızı fazladır. Dolayısıyla amaç çok işlem yapmak değil; cildi bozmadan doğru zemini korumaktır.
Bu yaşta sorun çoğu zaman yağlı cilt değil; yıpranmış cilt bariyeridir. Çok fazla asit, çok fazla ürün ve hızlı değişen rutinler kısa vadede cildi parlak gösteriyor olsa bile sonrasında hassasiyet, kızarıklık ve akne tetiklenir.
Altın cümle: 20’lerde yapılan en iyi yatırım; ileride ‘Leke niye çıktı?’ ve ‘Neden bu kadar hızlı yaşlandım?’ sorularını hiç sormamaktır.
Bu yaşlarda da cilt genelde iyi görünür. Ama bazı kişilerde mimik çizgileri daha erken belirginleşir, bazı kişilerde de yorgun ifade şikayeti öne çıkar. Amaç, yüz ifadesini değiştirmeden mimik çizgilerinin yerleşmesini önlemek ve cildin tazeliğini korumaktır.
• Mimik çizgileri: Doğal doz botulinum toksin ile mimik kırışıklıkları yerleşmeden kontrol altına alınır.
• Yorgun görünüm/ışıltı kaybı: Skin booster/mezoterapi ile cilde nem ve parlaklık desteği verilir.
• Gözenek/doku: İğneli radyofrekans veya fraksiyonel lazer ile cilt yenileme planlanabilir.
Bu dönem tek bir sorun dönemi değildir; hafif sarkma + cilt kalitesi düşüşü + kontur değişimi birlikte yönetilir.
• Hafif sarkma: İğneli radyofrekans, lifting dolgu, biyostümülatörler önerilir.
• Kontur kaybı varsa: Yüzü büyütmeden, taşıyıcı noktaları destekleyen minimal dolgu uygulamaları fayda sağlar.
• İnce çizgi/matlık: Skin booster ve mezoterapi uygulamaları oldukça etkilidir.
40’larda cilt sadece kırışıyor diye okumak eksik kalır. Bu yaşta asıl fark edilen şey şudur: Yüzün şekli değişmeye başlar.
Burada çözüm tek bir işlem değil; taşıyıcı dokuyu güçlendirme + yüz şeklini toparlama + cilt kalitesini yükseltme üçlüsüdür.
• Alt yüzde sarkma ve ovalin kaybı: Lifting etkili dolgu ve biyostümülatör uygulamalar önerilir.
• Kırışıklıkların yerleşmesi: Botulinum toksin ve fraksiyonel lazer uygulamaları gereklidir.
• Matlık, pürüz, leke: BBL ve fraksiyonel lazer cildi daha genç ve homojen gösterir.
50+’da, özellikle menopoz sonrası; sarkma + incelme + kuruluk + leke aynı anda gelir.
Hormonal değişimlere bağlı olarak cilt daha kolay kurur, daha kolay incelir, elastikiyet ve toparlanma kapasitesi düşer. Bu yüzden 50+ planı 40’lardan daha kapsamlıdır: Yüz + boyun + dekolte + el + vücut birlikte ele alınır.
• Hafif sarkma: Odaklanmış ultrason, biyostimülatörler, minimal dolgu ve fraksiyonel lazer.
• Orta düzey sarkma: Doğru hastada endolazer gibi minimal invaziv seçenekler.
• İleri sarkma: Facelift ve necklift ameliyatları daha rasyonel olabilir.