YAŞAM - HABER

Gelecekte lüks olacak 7 ihtiyaç

Gelecekten bahsederken aklımıza hemen uçan arabalar, robot hizmetçiler ve Mars tatilleri geliyor, değil mi? Ancak öyle görünüyor ki, gelecek yıllarda lüks kavramı sadece maddi zenginlikle sınırlı kalmayacak. Dijital Denge Derneği kurucusu Tuğba Şengül, geleceğin trend ve bir o kadar da ironik olacak 7 lüks ihtiyacını kaleme aldı

profil
BT Ekip
3.01.2026
Gelecekte lüks olacak 7 ihtiyaç

Gelecekte gürültü kirliliği öyle bir boyuta ulaşacak ki, sessizlik altından bile daha değerli olacak. Trafik gürültüsü, bildirim sesleri, reklam kirliliği öyle bir boyuta ulaşacak ki, sessizlik en büyük lüks haline gelecek. Aynı zamanda, dünya hali, iş stresi, sosyal medya derken, huzur bulmak iyice zorlaşacak. İşte bu yüzden insanlar, modern hayatın kaosundan kaçmak için evlerinin bir odasını ‘sükûnet odasına’ çevirecekler. Bu odalar tamamen ses yalıtımlı olacak ve dışarıdan en ufak bir ses bile içeri sızamayacak. Yumuşak koltukları, loş aydınlatması ve doğal ahşap kokusuyla, geleceğin en lüks kaçış noktası işte bu sessizlik odaları olacak.


Yakın gelecekte dijital detoks merkezleri, ‘offline’ olmanın lüksünü yaşayacağımız yeni tatil mekanları olacaklar. Tatil köylerinin yerini, Wi-Fi'siz, bildirim seslerinden arınmış bu merkezler alacak. ‘Tatil planın ne?’ sorusuna ‘Dijital detoks merkezine gidiyorum’ cevabını vermek, en prestijli yanıt olacak. Bu merkezlerde telefonlar kapıda bırakılacak, tabletler rafa kaldırılacak ve sadece doğanın sesiyle baş başa kalınacak. Doğanın içindeki bungalovlarda kalıp organik yemekler yiyerek, yoga ve meditasyonla zihninizi arındıracağız. ‘Bir dakika, Instagram'da bu anı paylaşmam lazım’ derken, aslında anı yaşamayı öğreneceksiniz. Artık en büyük zenginlik, ekranlardan uzak geçirdiğiniz huzurlu bu anlarda saklı olacak.

Gelecekte doğayla iç içe olmak, en büyük lükslerden biri olacak. Şehir hayatının koşturmacası, trafikte geçirilen saatler ve sürekli çalan telefonlar derken, doğanın kucağında geçirilen anlar altın değerinde olacak. ‘Hafta sonu ne yaptın?’ sorusuna ‘Ormanda kamp yaptım’ cevabını vermek, yeni zenginlik göstergesi olacak. İnsanlar, beton ormanlarından gerçek ormanlara kaçarak; gerçekten nefes alacak, yenilenecek ve hayatın tadını doyasıya çıkaracaklar. Doğada geçirilen her an, meditasyon ve detoks paketleriyle süslenecek, hatta beş yıldızlı oteller bile orman içi bungalovlara dönüşecek. Kısaca doğaya kaçış, geleceğin en havalı aktivitesi olacak.


Artık herkesin ‘like’ ve ‘follow’ peşinde koştuğu günler geride kalacak ve insanlar ‘görülmez olma’ yarışına girecekler. Sosyal medyada olmamak, en büyük lüks ve özgürlük göstergesi haline gelecek! ‘Sosyal medyada mısın?’ sorusuna ‘Hayır, orada değilim’ cevabını verebilmek, elit bir kulübe ait olmanın simgesi olacak. İnsanlar, kendi anlarını sadece kendilerine saklayarak, dijital dünyadan uzak huzurlu bir yaşam sürecekler. Artık kahvaltı fotoğrafları paylaşmak yerine, o kahvaltının tadını çıkaracak, tatilde çekilen fotoğrafları değil, tatilin kendisini yaşayacaklar

Gelecekte her şey o kadar hızlı olacak ki, yavaşlamak lüks haline gelecek. Sabahları aceleyle değil, keyifle içilen bir fincan kahve, doğada yapılan uzun yürüyüşler ve tadı çıkarılarak okunan bir kitap, lüks yaşamın vazgeçilmezleri arasında olacak. Yavaş yaşamı benimseyenler, her anın tadını çıkararak, zamanı daha değerli hale getirecekler. Trafikte stres olmak yerine bisikletle gezmenin keyfini sürecek, yemeklerini hızlıca yemek yerine her lokmanın tadını çıkaracaklar. ‘Yavaş Yaşam Kampları’ düzenlenecek ve burada her şey yavaş yapılacak. Yavaş yemek, yavaş yürüyüş, yavaş konuşma. Tek kural ise şu olacak: Acele etmek yasak!


Gelecekte temiz enerji, adeta yeni nesil bir moda akımı gibi hayatımıza girecek. Güneş panelleri, her yerde karşımıza çıkacak. Komşular, birbirlerine ‘Senin güneş panelin kaç watt üretiyor?’ diye hava atarken, rüzgar türbinleri şehirlerin yeni simgeleri olacak. Elektrikli arabalar, egzoz dumanı yerine ‘sessiz mod’da ilerleyecek ve herkes kendi enerjisini üretmenin gururunu yaşayacak. ‘Benim çatıdaki güneş panellerimle bugün evi, arabayı ve hatta kahve makinesini bile şarj ettim’ demek, geleceğin en iddialı konuşma konusu olacak. Kısacası, temiz enerji gelecekte hem gezegenimizi hem de sohbetlerimizi aydınlatacak.

Gelecekte sağlıklı uyku, herkesin peşinden koşacağı yeni trend olacak. Artık sabahlara kadar dizi maratonları yapmak yerine ‘Erken yat, erken kalk, sağlıklı yaşa’ mottosu hayatımızı ele geçirecek. Konforlu bir uyku düzenine sahip olmanın önemi anlaşılacak. Uykusuzluk yerine kaliteli uyku yarışına giren insanlar, uyku gözlükleri, aromaterapi yastıkları ve beyaz gürültü makineleriyle donanmış yatak odalarıyla övünecekler. Herkes daha az göz altı torbası, daha fazla enerjiyle güne başlayacak. Kısacası gelecekte uykumuzun kıymetini daha çok bileceğiz.


Sonuç olarak, gelecekte lüks kavramı tamamen değişecek. Bugün sıradan gördüğümüz ihtiyaçlar, belki de geleceğin en değerli hazineleri haline gelecek. Bu lüksleri şimdiden hayatımıza katmaya başlayalım mı? Çünkü kim bilir, belki de çok yakında onların kıymetini daha da iyi anlayacağız!

Önceki ve Sonraki
Haberler