YAŞAM - SEYAHAT

Kuzey Avrupa’nın özgürlükler şehri Amsterdam

Özgür olmayı tüm hücrelerinizde hissedeceğiniz bir şehir Amsterdam. Eğlence, kültür sanat, mimari, kanallar neyi görmek istiyorsanız içinde çokça barındırıyor. Sanki Kuzey Avrupa’da değilmiş de Akdeniz’de bir yerdesiniz gibi canlı, enerjik ve samimi bir havası var. Ne iş yaparlarsa yapsınlar mutlu olan insanları görmek, çılgınca eğlenmek, kanalların manzarasına dalıp gitmek, bisiklet kiralayıp şehir turu yapmak, Kuzey Avrupa’nın en büyük müzelerini gezmek istiyorsanız Amsterdam tam size göre bir şehir. Betül Cebeci, Amsterdam’ı yazdı

profil
BT Ekip
22.12.2023
Kuzey Avrupa’nın özgürlükler şehri Amsterdam

İstanbul’dan Amsterdam uçakla ortalama 3.5 saat sürüyor. Amsterdam Schiphol Havalimanı oldukça büyük bir havalimanı ve şehir merkezine gidebilmeniz için birçok seçenek var. Bunların en hesaplı ve hızlı olanı şüphesiz ki trenler. Havalimanından tek yön 5.9 Euro’ya alabileceğiniz biletle şehir merkezine kolayca ulaşabilirsiniz. Şehir içinde toplu taşıma kullanmayı ve müzeleri gezmeyi düşünüyorsanız havaalanından i love Amsterdam kart almanız faydalı olacaktır. Çünkü ulaşım ve müze girişleri epeyce pahalı ve bu kart sayesinde 70’ten fazla müzeye giriş sağlayıp kanal turu yapabilir ve şehirdeki tüm toplu taşıma araçlarını ücretsiz kullanabilirsiniz. Bununla birlikte şehir merkezine otobüsle de ulaşabilirsiniz ancak hem süre olarak uzun, hem de fiyat olarak trene göre oldukça pahalı bir seçenek. Taksi kullanmak isterseniz havaalanının çıkışından taksiye binerek şehir merkezine ulaşabilirsiniz.


Hollanda, Avrupa Birliği üyesi olduğundan ülkeye girmek için bordo pasaportlu Türk vatandaşlarının Schengen vizesine sahip olmaları gerekiyor. Yeşil pasaportunuz varsa vize almanıza gerek yok.


Amsterdam her mevsim gezilebilecek bir şehir. Kasım’dan Mart ayına kadar çok soğuk olmakla birlikte Avrupa’da kar beyazının en çok yakıştığı şehir Amsterdam. Nisan–Mayıs aylarında ise baharın canlı renkleriyle adeta görsel bir şölen sunan Amsterdam sokaklarında gezmek çok keyifli olacaktır. Bununla birlikte her yıl Nisan ayında Avrupa’nın en büyük şehir festivali olan Kralın Günü kutlamaları düzenleniyor. Turuncu rengin tema olarak kullanıldığı bu çılgın ve eğlenceli festival, 2024 yılında 27 Nisan’da yapılacak. Eğer bu tarihlerde seyahat planlıyorsanız, şehirde inanılmaz bir turist yoğunluğu olacağı için mutlaka aylar öncesinden konaklamanızı ayarlamalısınız. 27 Nisan Hollanda’da resmi tatil olduğu için birçok turistik nokta kapalı olacaktır. Seyahatinizi bir gün öncesi y ada sonrasını kapsayacak şekilde planlarsanız sadece festivale katılmakla kalmayıp diğer günlerde turistik noktaları da gezmiş olursunuz. 


Amsterda’da konaklama oldukça pahalı. Seyahat bütçenizin neredeyse yarısını konaklama için ayıracağınızı belirtmekte fayda var. Özellikle şehrin en canlı ve hareketli bölgesi olan Dam Meydanı’nda konaklamak istiyorsanız epeyce yüksek bir bütçe ayırmanız gerekebilir. Bununla birlikte Merkez İstasyon bölgesinde çok sayıda konaklama alternatifi bulunuyor; Dam Meydanı’na göre küçük de olsa fiyat avantajı sağlayan otelleri bu bölgede bulmanız mümkün. Bohem atmosferi ile Jordaan bölgesi, sanatın kalbi olarak sayılabilecek Müzeler bölgesi, sessiz sakin ve yeşile doyacağınız Plantage bölgesi de konaklama için değerlendirebileceğiniz yerlerden. Hangi bölgeyi seçerseniz seçin, konaklamanızı seyahat tarihlerinizden çok önce ayarlamayı unutmayın. Değişik bir deneyim yaşamak istiyorsanız kanallarda demirleyen bot otellere de göz atabilirsiniz.  


Amsterdam’da gezilecek yerler birbirine yakın. İki günlük bir gezide başlıca turistik noktaları yürüyerek ya da bisiklet kiralayarak görebilirsiniz. Muhtemelen büyüleyici sokaklarda kaybolmak bile size yetecektir bu şehirde, ancak gezilecek başlıca noktaları şu şekilde listeleyebiliriz:

  • Dam Meydanı
  • Van Gogh Müzesi
  • Vondelpark
  • Anne Frank Evi
  • Amsterdam Kraliyet Sarayı
  • Çiçek Pazarı
  • Brouwerij’t IJ Bira Fabrikası
  • Rijksmuseum
  • Begijnhof
  • Red Light Distirct
  • Jordaan Bölgesi
  • Leidsplein Bölgesi
  • Rembrandplein Meydanı
  • Heineken Experience

 

Bonus: Şehirde üç günden fazla zamanınız varsa, trenle ya da otobüsle yaklaşık bir saatte ulaşabileceğiniz Zandaam, Edam, Volendam yada Geithoorn’u listenize almak isteyebilirsiniz.


Amsterdam’da damak zevkinize uygun her türlü yemeği bulmanız mümkün. Ancak şehre gitmişken özellikle denemeniz gereken yerel tatlar var. Her restoranda kolayca bulabileceğiniz bitterballen adı verilen mini köfteler ve broodje haring yani ringa balığı bunlarından bazıları. İçi karamel dolgusu ile şerbetlenmiş stroopwafel’ı, öğle atıştırmalığı olarak tercih edebileceğiniz mini krepleri, elde yiyebileceğiniz birçok sos seçeneği ile servis edilen patates kızartmasını listenize almalısınız. Özellikle kış aylarında ışıkla süslenmiş stantlarda kolayca bulabileceğiniz oliebollen adı verilen soslu hamur kızartması ise denemeden dönmemeniz gereken bir lezzet. Hollanda özellikle peynirleriyle ünlü bir ülke olduğu için her köşe başında bulabileceğiniz peynir satan dükkanlara uğrayıp tadım yapmalısınız. Bununla birlikte Brouwerij’t IJ Bira Fabrikası’ndaki 43 çeşit biranın en azından 3-4 tanesini denemeden dönmeyin, pişman olursunuz.


Ülkedeki +18 her şeyin yasal olduğu bu şehre çocukla gitmek çok mantıklı olmayacaktır. Amsterdam’ın gece hayatını ve özgürlüğünü yaşamak için seyahatinizi ya arkadaş grubunuzla ya da partnerinizle planlayın. Yalnız gezmeyi sevenlerdenseniz de şehrin çok güvenli olduğunu söylemek mümkün.   


Önceki ve Sonraki
Haberler
istanbul psikolog psikolog