Bryan Johnson, ‘Blueprint’ adlı sağlık protokolü ile yaşlanmayı yavaşlatmayı ve hatta tersine çevirmeyi amaçlıyor. Bu protokol, beslenme düzenini, yaşam tarzı değişikliklerini ve biyolojik yaşlanmayı azaltmayı hedefleyen diğer stratejileri birleştiriyor. Johnson’ın protokolünün temelinde bitkisel bazlı bir diyet yer alırken, çeşitli takviyeler ve düzenli egzersiz de önemli bir yer tutuyor.
Johnson’ın günlük beslenme düzeni, ortalama 2.250 kalori içeriyor. Bu kalorilerin %48’i sağlıklı yağlardan, %33’ü karbonhidratlardan ve %19’u proteinden elde ediliyor. Protokol, aşırı işlenmiş gıdalardan ve şekerden kaçınılmasını, bunun yerine sebzeler, meyveler ve sağlıklı yağlar gibi besinlerin vücuda girmesini öneriyor.
Öne çıkan yemeklerden bazıları şunlar:
Super veggie: Brokoli, karnabahar, mercimek gibi besinler içeren bir öğün.
Nutty pudding: Çeşitli yemişler ve meyvelerle hazırlanan bir tatlı alternatifi.
Third dish: Taze sebzeler, tohumlar ve meyvelerle yapılan bir diğer öğün.
Günlük diyet ve takviye rutini
Johnson, yalnızca besinlerden aldığı ögelerle yetinmiyor; protokolde, yaşlanma karşıtı özellikler taşıyan takviyeler de yer alıyor. Kolajen peptitleri, antioksidanlar ve çeşitli vitamin-mineral takviyeleri kullanımı, yaşlanma karşıtı stratejilerin bir parçası olarak sunuluyor. Ayrıca, kafein alımını sınırlayarak, sadece yeşil çay gibi antioksidan açısından zengin içecekleri tercih ediyor.
Johnson’ın beslenme protokolü, yaşlanma karşıtı stratejiler konusunda dikkat çeken bir yaklaşım olsa da, tüm beslenme ve yaşam tarzı önerileri herkes için uygun olmayabilir. Örneğin, protokoldeki yüksek takviyeler ve yüksek miktarda sağlıklı yağ alımı, bazı bireyler için fazla olabilir.
Bilimsel veriler, sağlıklı yaşlanma konusunda beslenmenin önemli bir faktör olduğunu gösteriyor; ancak Johnson’ın önerdiği protokolün uzun vadeli etkileri hakkında kesin sonuçlar henüz bulunmamaktadır. Bu yüzden, protokole dair yapılan her öneriyi, kişisel sağlık durumu ve yaşam tarzı göz önünde bulundurularak değerlendirmek önemlidir.
Bryan Johnson’ın geliştirdiği yaşlanma karşıtı beslenme protokolü, bilimsel temellere dayalı ve bilinçli bir yaklaşım sunuyor. Ancak, bu tür diyetlerin etkinliği, bireylerin genetik yapısı, yaşam tarzı ve sağlık durumu gibi faktörlere bağlı olarak değişebilir. Yaşlanmayı yavaşlatmaya yönelik bu tür yaklaşımlar, yalnızca bilimsel bir deneyin parçası olarak görülmeli, bireysel ihtiyaçlar ve uzman tavsiyeleri doğrultusunda uygulanmalıdır.