Oyun kurmak, doğuştan gelen bir yetenekten ziyade, zamanla geliştirilen karmaşık bir sosyal beceridir. Bazı çocuklar bu dansın ritmini hemen yakalarken, bazıları müziği duymak için biraz daha rehberliğe ihtiyaç duyar. Bir çocuğun arkadaşlarıyla oyun kuramaması birçok faktöre bağlı olabilir. En sık karşılaşılan nedenlerden biri, çocukta özgüven eksikliğidir. Kendine güvenmeyen çocuklar, yaşıtlarıyla etkileşime girmekten çekinebilir. Bu tür durumlarda çocuk, içine kapanarak sosyal izolasyon yaşayabilir. Bu da hem sosyal hem de duygusal gelişimini olumsuz etkileyebilir.
Çocuk psikolojisi açısından bakıldığında, bazen çocukların sosyal becerileri henüz gelişmemiş olabilir. Bazı çocuklar karşılıklı sohbet etmeyi, sıra beklemeyi ya da oyun paylaşımını tam öğrenememiş olabilir. Bu becerilerin eksikliği, diğer çocuklarla iletişim kurmalarını zorlaştırabilir. Zamanla bu durum, çocuğun dışlandığını hissetmesine ve akran ilişkilerinden uzaklaşmasına neden olabilir.
Ayrıca çevresel ve ailevi faktörler de önemli rol oynar. Ebeveyn tutumu, çocuğun sosyal yaşamı üzerinde belirleyici olabilir. Aşırı korumacı ya da eleştirel yaklaşan ebeveynler, çocuğun kendi başına iletişim kurmasına engel olabilir. Bu nedenle, çocuğun çevresi, içinde bulunduğu ortamlar ve aile ilişkileri iyi gözlemlenmelidir.
Oyun kuramamanın arkasında tek bir sebep aramak yerine, çocuğunuzun mizacını ve gelişimsel basamaklarını gözlemlemek gerekir. Genellikle şu üç başlık öne çıkar:
Çocuğunuzun nerede takıldığını anlamak için, sosyal gelişimin şu evrelerine göz atabilirsiniz:
● Paralel 0yun: Çocuklar yan yanadır ama birlikte oynamazlar. Bu bir sorun değil, bir hazırlık evresidir.
● Birlikte oyun: Materyalleri paylaşırlar ama ortak bir amaçları yoktur.
● İş birlikli oyun: İşte ‘oyun kurma’ buradadır. Bir rol dağılımı ve ortak bir hedef (örneğin; ‘Ben doktor olayım, sen hasta ol’) vardır.
Akran ilişkileri, sosyal gelişim açısından temel bir rol oynar. Ancak bu ilişkiler zaman zaman sorunlu hâle gelebilir. En yaygın sorunlardan biri akran zorbalığıdır. Çocuk, sınıf arkadaşlarıyla negatif etkileşimler yaşıyorsa, bu durum onun sosyalleşmesini ciddi ölçüde zorlaştırır. Akran zorbalığına uğrayan çocuklar içine çekilir, ilişkilerden kaçınır ve yalnız kalmayı tercih ederler.
Diğer bir neden, iletişim becerilerinin yetersizliğidir. Beden dili kullanımı, dinleme, karşılıklı konuşma gibi becerileri henüz gelişmemiş çocuklar, arkadaş grubuna uyum sağlamakta zorlanabilir. Bu tür çocuklar oyuna nasıl dahil olunacağını, paylaşımın kurallarını ya da anlaşmazlık anlarında ne yapmaları gerektiğini bilemeyebilir.
Ayrıca evde ya da okulda yaşanan stres faktörleri de etkili olabilir. Ebeveyn ayrılığı, yeni bir kardeşin doğumu, taşınma ya da okul değişikliği gibi durumlar, çocuğun sosyal ilişkilerinde duraksamalara neden olabilir. Çocukların duygusal dünyaları kolay etkilenebilir ve bu da akran ilişkilerine yansır.
Çocuğunuzun sosyal kaslarını güçlendirmek için evde ve parkta uygulayabileceğiniz somut adımlar şöyle sıralanabilir:
1. Evde ‘sosyal prova’ yapın: Oyuncak bebekler veya arabalarla senaryolar canlandırın.
Örnek senaryo: ‘Bak, bu ayıcık tek başına kum havuzunda oturuyor. Diğer ayıcığın yanına gidip ne demesini istersin? Hadi beraber deneyelim: Kamyonun çok güzelmiş, beraber yol yapalım mı?"
2. ‘Buzkıran’ cümleler öğretin: Çocuklar bazen sadece doğru kelimeleri bulamadıkları için sessiz kalırlar. Ona şu kalıpları ezberletmek yerine, bunları kullanabileceği oyun alanları yaratın:
● ‘Bu oyunda yardıma ihtiyacın var mı?’
● ‘Ben de seninle birlikte kazabilir miyim?’
● ‘Elimde fazladan bir bebek var, sen de ister misin?’
3. Oyun randevuları (Playdates) organize edin: Büyük parklar veya kalabalık okul bahçeleri çocuklar için korkutucu olabilir. Bire bir görüşmeler çok daha etkili bir antrenmandır. Çocuğunuzun iyi anlaştığı bir arkadaşını eve davet edin. Kendi güvenli alanında (kendi odası, kendi oyuncakları) oyun kurması çok daha kolay olacaktır.
4. Gözlemci olun, müdahaleci değil: Parkta bir sorun yaşandığında hemen araya girip ‘Hadi bak arkadaşınla paylaş’ demek yerine, biraz geri durun. Eğer çok zorlanıyorsa, yanına gidip fısıldayarak küçük bir ipucu verin ve tekrar geri çekilin.
Bazı durumlarda, ebeveyn desteği ve okul iş birliği yetersiz kalabilir. Eğer çocuğunuz uzun süredir yalnızsa, arkadaş edinmede hiç ilerleme sağlayamıyorsa ve bu durum onun psikolojisini etkiliyorsa profesyonel yardım almalısınız. Çocuk psikoloğu ile yapılan görüşmeler, çocuğun temel sorunlarını ortaya çıkarmada oldukça etkilidir.
Özellikle utangaçlık ileri düzeye geldiyse, çocuğun okuldan kaçınma davranışları varsa ya da yoğun özgüven kaybı gözlemleniyorsa; oyun terapisi gibi yöntemlerle destek alınabilir.
Unutmayın, yardım almak bir zayıflık değil, çocuğunuzun sağlığı için güçlü bir adımdır. Erken müdahale, çocuğun tüm gelişim alanlarında olumlu etkiler bırakır ve sosyal becerilerini güçlendirmek için fırsat yaratır.
Her çocuk kendine özgüdür ve sosyal gelişimi farklı bir hızda ilerleyebilir. Eğer çocuğunuz akran ilişkilerinde zorlanıyorsa, bunu bir ‘sorun’ olarak değil, bir gelişim alanı olarak görmek faydalı olacaktır. Sabırlı bir ebeveyn tutumu, doğru gözlem ve gerektiğinde uzman desteği ile çocuğunuzun sosyal yaşamda daha mutlu ve özgüvenli bir birey olarak yer almasını sağlayabilirsiniz.